Giriş Yapan Ziyaretçi Sayısı

Thursday, March 14, 2013

All wrapped up and ready to go at Céline.


We hearted Burberry's rubber skirts.


6 SKATER DRESSES FOR SPRING


1. Alexander McQueen rigged skater dress, available at Farfetch.com for $2,077.87
2. Missoni Mare Fish-print knitted beach dress, available at Matchesfashion.com for $562
3. Kenzo Jacquard dress, available at Net-A-Porter for $822
4. Pink Tile Print Cut Out Skater Dress, available at River Island for $70
5. Diane von Furstenberg Jeannie dress, available at Matchesfashion.com for $450
6. Tile Print High Neck Dress, available at Topshop for $150

Join now & get a FREE gift !!!!








Activity Rules

* Join the site  “tubaedman.blogspot “on the right side
 of the blog 


 * like my facebook page ”T&E Trend Tracker”

https://www.facebook.com/pages/TE-Trend-Tracker/299788966758302?ref=tn_tnmn



(Just please sent to your email address after you Join the site)

* The winner of my sweeptake will be announced on 
April 15   
                                           
* I will send your gift via post 

*******Prize*******

Victoria Secret Deluxe Eye Palette
















http://tubaedman.blogspot.com/





Londra Moda Haftası (Sonbahar-Kış 2013/14)



Londra’da Teknoloji Moda Dünyasını İstila Etti!


Bu sene Londra Moda Haftası' nda özellikle Topshop ve Burberry’nin yaptığı teknolojik hamleler yüzünden en az moda kadar “ Moda-Teknoloji ” işbirliği konuşuldu ve moda şovlarında devrim niteliğinde yeniliklere imza atıldı. Bu sayede de Londra geçmiş yıllara oranla daha da hızlı ve tempolu bir atmosfere büründü.
Bir kaç senedir, Nanoteknoloji ile üretilen akılı kumaşlar sayesinde, daha üretim aşamasında tekstilin içine giren teknolojik gelişmeler, şimdiler de Moda Dünyası’ nın her bölümünü istila etmiş durumda. Tabi buna Moda Haftaları da dahil. Özellikle son yıllarda yaşanan iletişim teknolojisindeki büyük değişim ki, en önemlisi dokunmatik smart iletişim araçlarının ve bu sayede de internetin hayatımızın bir parçası haline gelmesi, Moda Haftalarını yalnızca davetlilerine açık özel alanlar olmaktan çıkardı. Böyle olunca da İnternet arama motoru olarak işe başlayıp, e-postasından, sosyal ağ ve mobil cihazlara kadar onlarca alana giren Google ’ın Moda sektörüne da el atması ile dünya üzerinde ki her moda tüketicisi Moda Haftaları’na evlerinden, ofislerinden hatta sokaklardan katılma şansına sahip oldu.


Kısacası Londra Moda Haftası’nın düzenlendiği Somerset House bu sene milyonlara ev sahipliği yaptı. Teknoloji deyince akla gelen ilk isim olan Burberry Prorsum defilesini salonu dolduran seçkin 500 davetli dışında yaklaşık 19 milyon kişinin canlı olarak izlediğini söylesem durumu daha açık anlatmış olurum sanırım. Burberry Prorsum’un teknoloji ile işbirliği sayesinde defile sırasında, ürünlerin yapım aşaması, işçilikleri ve podyum hazırlıkları dokunmatik ekranlı smart cihazlardan canlı olarak takip edilebildi. Hatta ürünlerin üzerine yerleştirilen çipler sayesinde siparişe hazır hale gelmiş modellerin metal bölümlerine isteyen müşteriler için isim bile yazabilme imkânı tanındı. Firmanın “ Lüks eğer herkeste varsa lüks değildir” görüşünden yola çıkarak oluşturduğu ve Burberry Bespoke adını verdiği “Burberry ısmarlama programı” ile erkek ve kadın trençkot ‘un da yaklaşık 12 milyon farklı kombinasyon hazırlama imkan sunan Burberry Prorsum, size özel hazırlanan trençkotunuzu Twitter ve Facebook üzerinde paylaşabilmenize de imkan sağladı. Tabi her şeyin bir karşılığı var, Burberry Bespoke’da özel sipariş verebilmek için en ucuzu 1.800 $ olan ve 8.800 $ kadar çıkan özel tasarımlarınız için ciddi bir bütçe ayırmanız gerektiğini, ayrıca siparişinizin elinize ulaşma süresinin dört ile sekiz hafta arasında olduğunu hatırlatmak isterim. Tabi bu gelişmeler moda markaları için bir fırsat olurken orijinal koleksiyonların böylesine bir yaygınlıkla asimile edilmesi çok büyük sorunlara neden olacaktır düşüncesindeyim. Aslında moda ve teknoloji işbirliği konusunda inanın anlatılacak ve tartışılacak o kadar çok şey var ki başlı başına bir çok yazıya konu olabilir.
O zaman tekrar Moda Haftası’na dönersek Tom Ford’ un uzun süredir ayrı kaldığı podyumlara, harika renkler, cesur desenler, abartılı kesimler ve kürklerle bezeli bir koleksiyon ile geri dönüşünün ve başarıları tartışılmaz Türk tasarımcılarımızdan Bora Aksu ve Erdem Moralıoğlu koleksiyonlarının da gördükleri haklı ilgi ile tüm bu gelişmelerin ardından haftaya damgasını vurduğunu gururla söyleyebilirim.
Şimdi bu uzun giriş yazısından sonra asıl konumuza gelirsek, yeniliklerin başkenti Londra’da sergilenen koleksiyonlar da kimler öne çıktı ve hafızalarda neler kaldı isterseniz birlikte hatırlayalım!

Burberry Prorsum 

Christopher Bailey, on yıldır verdiği büyük emekler sonucunda, nihayet yıllar boyu aşırı kuralcılığı ile tanınan Burberry tarzını değiştirmeyi başardığını Hyde Park’ ta düzenlenen muhteşem defilesi ile herkese bir kez daha kanıtladı. Halen klasik trençkotlarına sadık kalsa da büyük bir değişim içinde olan Burberry Prorsum “Trench Kisses : A Collection of Classics and Christine Keeler” adını verdiği 2013 Sonbahar - Kış koleksiyonun da geçtiğimiz ay Milano’da erkek koleksiyonu ile başlattığı kalp motiflerine ve vizon, dana, zebra, zürafa, leopar gibi hayvan derisi desenlerine bayan koleksiyonunda da devam etmiş. Bu arada koleksiyona adını veren ve Christopher Bailey' e esin kaynağı olan Christine Keeler’ ın kim olduğunu merak edenler için; onun eski İngiliz model olduğunu, ama asıl ününün “ Profumo olayı” olarak bilinen ve zamanın Savaş Bakanı John Profumo'nun istifasıyla sonuçlanan seks skandalının baş kahramanı olarak hafızalara kazındığını söyleyebilirim.
Teknoloji ile olan iş birliğini giriş bölümünde uzun uzun anlattığım Burberry Prorsum koleksiyonuna yeniden dönecek olursak, kalplerle ve hayvan desenleri ile dolu tasarımlar büyük beğeni toplarken, transparan modellerin de en az onlar kadar güzel olduğunu söyleyebilirim. Burberry Prorsum 2013 Sonbahar -Kış kadın koleksiyonun da trençkotlar, ceketler, kalem elbise ve etekler, kısa pantolonlar, işlemeli elbise ve bluzlar, geniş kesim paltolar, kabanlar, hayvan derisi desenli gözlükler, altın bel kemerleri en çok dikkat çeken parçalardan. Beyaz, Taba, Altın, Kırmızı ve Siyah renklerin hakim olduğu Burberry Prorsum koleksiyonu her yönü ile yine göz alıcı…

Topshop Unique
İngiliz sokak modasının en önemli temsilcilerinden Topshop, hazırladığı tasarımlardan çok “The Future of the Fashion Show “ yani “ Moda şovunun geleceği ” adını verdiği projesi kapsamında internet devi Google ile yaptığı ve belki de moda şovlarının geleceğine yön verecek anlaşması ile adından çokça söz ettirdi. Geçtiğimiz sezon da Facebook’ la yaptığı işbirliği ile moda ve teknolojinin müthiş gücünü birleştiren Topshop Unique, yaptığı bu yeni anlaşma sayesinde firmanın Sonbahar-Kış 2013 defilesini Topshop'ın internet sitesinden, Youtube kanalından ve Google hesaplarından canlı olarak izlenebilmesine olanak sağladı. Dahası da var; defile günü Google - Hangout uygulaması ile firmanın tasarım ekibiyle chat yapılabilme şansı yakalayan katılımcılar, defile bitiminde de “Be The Buyer “diye adlandırılan yani “ Satın almacı ol “ uygulaması ile hem büyük mağazaların satın alma ekipleri hem de Topshop’un kendi ekibi ile önerilerini ve görüşlerini paylaşabildiler. Hatta bilgisayar başındaki izleyiciler modellerin üzerlerinde taşıdıkları yüksek çözünürlüklü çipler sayesinde defile anını onların gözünden izleyebildi.
Moda Dünyası için devrim niteliğinde olan bu gelişmeler Topshop koleksiyonunu bir parça gölgede bıraksa da tüm çaba zaten bu koleksiyonun daha büyük kitlelere ulaşması için değil miydi, o zaman biraz da koleksiyondan bahsedelim ne dersiniz? Firma bu sene ki koleksiyonun amacının; genç isçi kızlar için sokak modasını lüks ve şık parçalarla oluşturmak olarak açıkladı . Topshop' ın mavi yakalılar olarak bilinen orta sınıf İngiliz isçilerden esinlenerek Vinil ve PVC gibi malzemeler kullanılarak hazırladığı koleksiyon da renkler Siyah, Toz Pembe, Koyu Mavi ve Kırmızı. Ayrıca Oversize ceket ve paltolar, deriler, payet işlemeler, kürkler, dağınık görünümlü saçlar, alacalı ve floral desenler ile son derece rahat, yumuşak ve pırıltılı bir koleksiyonla Topshop Unique yine takipçilerinin büyük beğenisini kazandı.

Tom Ford
Bir süredir ara verdiği podyuma oldukça enerjik, parlak, biraz vahşi ve kesinlikle göz alıcı bir koleksiyonla geri dönen Tom Ford, ihtişamlı ve gösterişli tasarımları ile herkesin büyük beğenisini kazandı. Modacının, hem Amerikan yerlilerinden hem de Meksika’dan ilham alarak hazırladığı koleksiyon da, diyebilirim ki hiç bir parça sıradan değildi. Abartılı zebra ve leopar desenli pelüşler, kirpi kürklü ceketler, boncuklu grafik desenli bombardıman montları, püsküller, desenli parlak pantolonlar ve rengarenk payetlerle işlenmiş çizgi roman benzeri grafik desenli gece elbiseleri ile üstünlüğünü bir kez daha ortaya koyan Tom Ford, oldukça pahalı görünümlü, cesaretini, özgür ruhunu yansıttığı 2013 Sonbahar- Kış koleksiyonunda; Fuşya, Turuncu, Pembe ve Kırmızı gibi zenginleştirilmiş bir renk paletini kullanarak, işte Tom Ford farkı bu dedirttirdi.

Vivienne Westwood Red Label
Vivienne Westwood yine Londra Moda Haftası’na damga vuran bir defile ile 2013 Sonbahar-Kış koleksiyonunu sergiledi. Hemen hemen hiç bir moda trendini umursamadan tamamen kendi çizgisini koleksiyonlarına yansıtan çılgın tasarımcı Westwood geçtiğimiz sezondan daha yumuşak ve uysal bir koleksiyonla Moda Haftası’na katılsa da boyalı yüzlü modelleri, şaşırtıcı detayları ile bu sene de farkını bir kez daha ortaya koydu. 60 ve 70’li yıllardan ve ünlü aktris Catherine Deneuve’den esinlenerek hazırlanan koleksiyonun; uzun pardösü ve ceketleri, diz altı salaş elbise ve etekleri, mini şortları, şapkaları, çizgili desenleri, parlak kumaşları, renkli botları dikkat çekerken, koleksiyona hakim olan renklerse Mavi, Mor, Bordo, Gri olarak belirlenmiş. Defilenin başka bir yönü ise Westwood’un Assangi &Vivienne karışımı baskılı tişörtü ile defile sonunda seyircileri selamlayarak Assangi'ye olan desteğini bir kez daha herkese göstermesiydi. Tecavüz iddiasıyla suçlandığı İsveç’ye iadesi onanan ve Haziran ayından bu yana Ekvador'un Londra Büyükelçiliği'nde bulunan Julian Assange’ni tüm kalbi ile desteklediği bilinen 71 yaşındaki tasarımcı Westwood, Ekim ayında Wikileaks için tişörtler tasarlamış ve tanesini 45 Euro‘ya satışa çıkararak tişörtlerin tüm gelirini Wikileaks'e bağışlamıştı.


Peter Pilotto
2013 Sonbahar-Kış sezonunda da tasarımlarını birer sanat eserine çeviren Desen Krallığı’nın tasarımcıları Peter Pilotto ve Christopher de Vos, bu yıl ki koleksiyonlarını 16. yüzyıl ressamlarından El Greco’nun karmaşık desenli resimlerinden ilham alarak hazırlamışlar. Bence desen konusunda en başarılı tasarımcılardan olarak gösterilen Mary Katrantzou ne de Jonathan Saunders desenleri kullanma konusunda gerçek bir üstad olan Pilotto’nun yerini tutamaz. Lacivert, Matador Kırmızısı, Hardal, Pembe, Lavanta, Mavi gibi renklerin ağırlıklı olduğu koleksiyonda Pilotto, 3D baskıları, kaleydoskopik desenleri , heykelsi omuzlu maskülen ceketleri, doku yüklü göz alıcı trikoları, geometrik wrap etekleri, panelli elbiseleri ve kesinlikle Siyah Beyaz desenlerle hazırlanmış kirpi yakalı ceketi ile Sonbahar- Kış koleksiyonunu adeta bir sanat eseri haline getirmeyi basarmış. Bu koleksiyon için söylenebilecek tek bir söz var; HARİKA !!!

Erdem
Narin rengârenk ve artık onun imzası haline gelen çiçek desenleri ile büyük bir hayran kitlesine sahip olan Türk asıllı Kanada doğumlu Erdem Moralıoğlu nam-ı diğer adı ile Erdem’ in, genellikle siyah rengin hakim olduğu 2013 Sonbahar – Kış koleksiyonu ile hayranlarını White Cube galeride düzenlediği defilesinde oldukça şaşırttığını söylemeliyim. Farklı bir tarz deneyen ünlü tasarımcı bu koleksiyonu ile adeta herkesi karanlığın derinliklerine çekmek istemiş. Hitchcock ve Ingmar Bergman filmlerinin, sinematografik etkilerinin görüldüğü koleksiyon; Sarı, Mavi, Lila gibi neon renkli çiçeklerle bezenmiş olsa da Siyah rengin baskınlığında yine de oldukça karanlık bir havaya bürünmüş. Koleksiyonda; diz altı elbiseler, dar siluetler, tüvit ceketler, her zamankinin tersine ışıltıdan uzak aplike, payet ve dantellerle oluşturulmuş çiçek desenleri kullanılmış. Farklı tarzına rağmen büyük beğeni toplamayı başaran hatta bu tarzı ile moda eleştirmenlerince bir ivme daha kat ettiği söylenen Erdem’ in, tasarımlarını tamamlayan sivri burunlu bilekten bağlı topuklu ayakkabılar ise mükemmeldi.

Bora Aksu
Bora Aksu’nun 2013 Sonbahar-Kış koleksiyonu biraz hüzünlü bir hikayenin esintilerini taşıyordu. Modacının ilham aldığı Dolly ikizleri, 1920’li yıllarda yaşamış iki ünlü dansçı kardeş, Rosie ve Jenny kardeşler, o dönemde yaptıkları ayna ve hipnoz gösterileri, yaşam tarzları ile güzelliğin, gösterişin ve tabi özgürlüğün simgesi haline gelmişler, hikayenin hüzünlü yanı ise birbirinden ayrı bir hayat kurmayı başaramayan sosyal görünseler de aslında sosyalleşemeyen, bir sürü tezat duyguyu bir arada yaşayan ikizlerden birinin, günün birinde evlenmesi, diğer kardeşin ise buna dayanamayarak intihar etmesi.Bu seneki Bora Aksu koleksiyonun temelin de zaten tıpkı hikayedeki gibi “zıtlıkların uyumu “ konu edilmiş . Zıt kumaşları ve zıt formları bir arada kullanmaya çalışan modacı, hazırladığı koleksiyonda korseleri ve akıcı elbiseleri bir arada kullanarak farklı bir hava yaratmış. Burada ki amacın baskının ve özgürlüğün aynı anda kullanımı olduğunu dile getiren Aksu, ayrıca koleksiyonun da deri parçalara, erkeksi kesimlere oldukça büyük yer vermiş. Örgü detaylarla da son derece şık ve spor bir hava katılmış koleksiyon da brokar, kaşmir kumaşlar, ipek tüller, dantel ve deri kullanılmış. Beyaz, Krem, Gümüş Grisi, Koyu Fuşya, Mor ve Mavi ise koleksiyonun ana renkleri olarak belirlenmiş. Bunun yanında, dikkat çekici saç aksesuarları ve göz alıcı tasarımları ile Bora Aksu’ nun bu sene de manşetlerden inmediğini gururla söylemeliyim.

Mary Katrantzou
Şekil ve baskıda ki dahiyane yeteneğine bakıldığında, Mary Katrantzou’ nun Londra' nın en heyecan verici genç tasarımcıların biri olduğuna hiç şüphe yok. Ve söylenebilir ki 2013 Sonbahar Kış koleksiyonu onun yerini bir kez daha sağlamlaştırdı. Daha çok neşeli, parlak renklerin kullanıldığı pul ve kartpostal desenlerine alışık olduğumuz Katrantzou, bu sezon farklı bir konseptle duman grilerin, derin mavi renklerin kullanıldığı, puslu, bulutlu bir kış gecesinin hüzünlü ruh halini çağrıştıran baskılarla bezenmiş, daha duygusal bir koleksiyonla herkesi adeta büyüledi. Koleksiyonunu hazırlamak için Japon kesim, biçim ve motiflerini araştıran modacı, satenle yapılandırdığı origami kıvrımlı kıyafetler, karmaşık ağaç dalı baskıları, şelaleler ve Japon gündoğumu veya günbatımını yansıttığı koleksiyonuyla herkesi buğulu bir dünyaya sürükledi.

Cheap and Chic Moschino
Genellikle karşı konulmaz genç tasarımları ile tanınan Cheap and Chic Moschino, Roselli Jordini’nin hazırladığı “ Pembe Punk” ve ” Rock Style” karşımı bir koleksiyonla yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bir yandan serseri siyah renk diğer yandan romantik ve feminen sıcak pembe tonları ile iki güçlü rengin birleştirildiği, dumanlı gözleri ve siyah rujlu mankenleri ile karmaşık bir ruh halini sergileyen, asi ama cesur bir koleksiyon olmuş diyebiliriz. Savoy Hotel’de yapılan Cheap and Chic Moschino defilesinin en göze çarpan detayları ise Franco Moschino imzalı ve leopar desenli baskılar, Mor ve Fuşya tonları, blazerler genç kız ceketleri, kısa elbiseler, fırfırlı ve düşük bel etekler, kürk yakalı montlar, hafif fetiş görünümlü gladyatörler, platform topuk ayakkabılar, rugan detaylar. Ayrıca günlerce moda sayfalarını süsleyen sevimli gitar omuz çatasını da unutmamak gerekir.

Christopher Kane
İskoç asıllı Kane ve kızkardeşi, Tammy tarafından 2006 yılında kurulan ve Gucci, Bottega Veneta, Saint Laurent gibi dev markaları bünyesinde bulunduran yatırım grubu PPR,’nin Ocak ayında hisselerinin %51'lik kısmını satın aldığı Christopher Kane, bu birlikteliğin açıklanmasının ardından sergilediği bu ilk koleksiyonu ile herkesin beğenisini kazandı. Kane'in PPR'la yaptığı iş birliği şüphesiz ki markanın, büyüme yolunda attığı çok önemli bir adım, genellikle Avrupa piyasalarına hitap eden marka,Alexander McQueen, Gucci, Balenciaga gibi markalarla aynı aileye katılması sayesinde daha önce giremediği piyasalara girebilme sansına sahip olacak. Biraz da Kane'in 2013 Sonbahar -Kış koleksiyonundan bahsedecek olursak kamuflaj desenli paltoları, askeri esintili elbise ve etekleri, kadifenin ve kordonenin harika uyumu, kürkleri, aplike çiçekleri ve özellikle MRI görüntüsü ile “sağlıklı çalışan bir beynin” aktivitelerinin renkli olarak gösterildiği metal teller ve baget boncuklarla işlenmiş baskılı tişörtleri, elbiseler ile gayet dengeli ve şık bir koleksiyondu.

Sister By Sibling
Sister By Sibling’in Joe Bates, Cozette McCreery ve Sid Bryan’den oluşan tasarım üçlüsünün hazırladığı yine farklı bir koleksiyonla Londra Moda haftasındaki yerini aldı. Sıra dışı, genellikle abartılı triko koleksiyonları ile büyük bir hayran kitlesine sahip olan, Sister By Sibling bu seneki koleksiyonunu 2000 yılında ölen İngiliz televizyon sunucusu ve yazarı Paula Yates’den ve şarkıcı ve sarkıcı Bob Geldof’dan ilham alarak hazırlamış, "Enerjik, eğlenceli ve İngilizlik, “olarak tanımladıkları 15 parçalık koleksiyon gerçekten çok sevimli. Kazak elbiseler, kalem etekli ikili setler, pelerinler, pon-pon bereler ve örme eşarplar, duvar kağıdı çiçeklerinin büyük siyah noktalar ile karıştırıldığı desenler, şeffaf pul işlemeleri, kırmızı ve siyah leopar baskıları , Aztek desenleri ve örgü çiçektekileri ile 2013 Sister By Sibling koleksiyonu çokta alışık olmadığımız farklı havası ile görülmeye değer olmuş.
Milano Moda Haftasın da görüşebilmek dileği ile;
Tuba Edman / T&E Trend Tracker

Fall Winter 2013 - 2014: A tale of four cities


Fall Winter 2014: A tale of  four cities


While fashion trends are renewed, altered or forgotten every few months cultural trends endure, with New York, London, Milan and Paris looking to dress within their own country or at least the women who they believe they should be dressing. Interest from the big spending, emerging economies is central to the collections’ success, but for the past two seasons it appears that the four cardinals of fashion have been looking inwards and not outwards. There are of course many trends that transcend borders, in the Fall Winter 2014 yet there is a definite digression of aesthetic from city to city.
Thus the moods of the collections differ from one city to another, with a few overarching themes such as grunge and medieval, now I want to see a die-hard fashionista trying to combine the two and not looking like an extra from Twilight.
Silhouette-wise the camps are firmly divided between forties fit and flare and top heavy oversize volumes, with a few designers choosing to stay neutral with some masculine tailoring with restrained yet oversize shapes.
The overcoat is a protagonist of the Fall Winter 2014 season, being the canvas upon which many designers experiment with cuts, volumes and fabrics. The dress, a firm favourite and an evergreen, which comes up trumps over any trend, is still going strong and graced the runways in many shapes, silhouettes and forms.

The colour palette is firmly anchored in the greys, both as yarn dyes and as prints. Masculine fabrics like herringbone, check, Prince of Wales, and tweed underpin the greyscale of the season. Tartan leads the way with the accent colours such as red, blue and hints of fuchsia. A pretty blush pink, which is warmer than nude but less bright than pink has cropped up in many runways, and amongst the rigour and architecture it acts like a passing reference to the loss of romanticism from the season, and perhaps from our lives.  Finally, winter whites have become increasingly popular over the recent se



Men’s looks adopted in the womenswear sphere are often referred to as structured or sharp or tailored. This season its about shape and dimensions, so very architectural or engineered.


Checks and tartan have made a huge come back this season. Interpreted in classic reds or greys, as well as spruced up in a variety of colours and uses, checks are definitely a trend to embrace come next winter.

With so much fur, the animalistic elements of the collections continued with animal prints emblazoned upon suits, dresses, fur coats and shirts.

Chiffon, organza, charmeuse, are all present in the 2014 Fall Winter collections and will satisfy the needs of any womanly woman. Sheer, printed or embroidered, flowing silky fabrics are in.

Luxurious embroidery on pretty dresses makes most women swoon. For the Fall Winter 2014 season there were plenty of reasons for magpies to shriek with excitement in front of shimmering crystals and pearls. Embroidery this season was also scaled back to its original meaning, with beautiful stitched embroideries.

Its official, grey is the new black! Fashion has been hinting that grey is the must have colour for a few season, but for those of us who pay attention to menswear we knew that the Fall Winter 2014 colour was going to be grey.

Pretty flower prints are a surprising addition to the Fall Winter 2014 collections. Largely multi-coloured roses are printed on organza and satin as well as jacquard, knits and even leather.

Trend-setters have been looking back through the ages visiting the 50s and 60s several times, the 70s and the 80s and even hints of 90s. A look some designers have been toying with for a while has now taken over the runways, the40s. The looks are feminine, elegant yet restrained, and firmly anchored in wartime Europe.

Grunge, yes, its back and its very controversial. Classic labels have been redefined with strong grunge elements this season causing quite a stir. To get the look: leather biker jacket, boots and an angry expression.

In stark contrast to the 40s, and the grunge and the architectural, many designers throughout the cities have been wooed by the medieval damsel look. Is fashion hinting that we need to be recued from the tower?

Of course with Grunge being an important overarching trend, the presence of leather on this list is not surprising. This season though leather is not confined to biker jackets, but has been fashioned into suits, dresses, skirts and coats.

The arguments of animal rights activists have been ignored and the Fall Winter 2014 catwalks were a veritable menagerie of furs. Antelope, mink, ermine, and fox were all present. Fur however became also a medium for experimentation with many items being far removed from the traditional fur coat.

Metallics are as strong as ever this season. Shimmering, almost wet fabrics with hints of lurex ebbed and flowed down the catwalk in a river of molten silver and gold.

Accent colours this season are primary: red and blue. Electric bluenavy and dark azure shades contrast withblood redburgundy and lacca red on the opposite side of the scale.

A testament to the Forties feel of the collections, the skirt suit is an undisputed protagonist of the runways. Some of these outfits are made more special by the fit and flared skirt, which adds movement to the silhouette, while some oversize or over long blazers play with dimensions making the suits feel thoroughly modern.

The architectural feel of the season is no more visible than in the new sleeves. Oversize, top-heavy silhouettes are dominant and the sleeves prove to be the linchpin of the looks. Wide, tapered, raglan or padded, sleeves are structured and give a contemporary feel to any outfit.

Maybe because of the masculine tailoring, or because of the Forties feel, tailoring fabrics like pin stripes and Prince of Wales check are fashioned into suits, dresses, capes and even culottes.

I’ve often thought that there is noting chicer than wearing white in winter. This season we have plenty of opportunities, with white contaminating outerwear, dresses, tailoring and accessories.